• Uydudan Mezitli
  • Anket

    Mezitli'de Hangi Hizmetin Aksadığı Kanısındasınız ?





    Oy ver

Mail Listesi

Mailinizi kaydederek belediyemizle ilgili tüm gelişmelerden ve haberlerden anında haberdar olun.

Kaydet

Soli Kazıları


Soli Kazı Sonuçları (2010)
05.07.2011 13:14:53

SOLI POMPEIOPOLIS 2010 KAZILARI

Remzi Yağcı -Fatih Hakan Kaya*

1999 yılından beri Prof. Dr. Remzi Yağcı başkanlığında sürdürülen Soli Pompeiopolis Kazıları, 2010 yılında toplam 45 kişi ile gerçekleştirilmiş ve bir ay sürdürülmüştür. Soli Höyük ve Pompeiopolis’te 2010 yılındaki kazı ve temizlik çalışmalarında mimari açıdan önemli yapılar açığa çıkarılmıştır. Bu çalışmalar aşağıdaki gibi özetlenebilir.

1. POMPEİOPOLİS SÜTUNLU CADDESİ

Pompeiopolis Sütunlu Caddesi’nde 2010 yılı kazı ve temizlik çalışmaları: B48, C51-54, D50-53, E48, E50 ve E53 plan karelerinde yapılmıştır.

2010 yılı kazılarının amaçları arasında 2005 ve 2006 kazı sezonlarında Pompeiopolis Sütunlu Caddesinin Doğu portikosunda yapılan kazılar sırasında Bizans Dönemine tarihlenen opus sectileli taban ve bu taban üzerine devrilmiş halde duvar ve kapı kalıntıları ortaya çıkarılmış; bu duvar ve kapıların ait olduğu mekanların bugün Sütunlu Caddeyi sınırlayan beton koruma duvarına paralel geçen günümüzdeki Viranşehir caddesinin altında olduğu anlaşılmıştı. Sonraki yıllarda yapılan kazıların beton koruma duvarının dışında, Sütunlu Caddenin doğusunda yapılması kararı, Pompeiopolis Sütunlu Cadde kazıları için bir dönüm noktası olmuştu. 2007 yılında Roma ve Bizans mimarisiyle birlikte Erken Bizans takı grubu, 2008 yılında Roma Dönemi Bronz Apollon heykelciği, 2009 yılında ise Sütunlu Caddenin imarında katkısı olması nedeniyle adının onurlandığı düşünülen soylu bir Roma vatandaşının adının yazılı olduğu Galerius Valerius olarak okunan bir yazıt ile Sütunlu Caddenin şimdiki koruma duvarının içinde kalan mimari kalıntılardan ibaret olmadığı anlaşılmıştır. Bu durum çeşitli etkinliklerde kamuoyunun dikkatine sunulduğunda; Sütunlu Caddenin çevre düzenlemesinin gereği gibi yapılabilmesi ve caddeyi araç trafiğinin olumsuz etkilerinden kurtarabilmek için taşıt trafiğine kapatılması yönünde öneri ve görüşler dile getirilmiştir. Bunun üzerine 2010 yılında Viranşehir Caddesi’nin taşıt trafiğe kapanma işlemi Kazı Başkanlığı ve Mezitli Belediyesinin işbirliği ve girişimleri yürürlüğe konmuştur. Aynı durum, Sütunlu Cadde boyunca arkeolojik çevreye aykırı biçimde uzanan elektrik direkleri için de söz konusudur.

Soli/Pompeiopolis’in antik çağda yaklaşık 200 sütuna sahip olan cardo maksimusunu (kuzey güney doğrultulu sütunlu cadde) antik dönem şehir planlamasına göre cardo maksimusu dik kesen bir ve ya da daha fazla documanus (doğu batı doğrultulu sütunlu cadde) olmalıydı. 2010 yılı kazısı, söz konusu documanusun yerini belirlemeye yönelik sondaj çalışmaları planlandı. Bu amaçla, E 48 ve F 48 plan karelerinde yapılan kazılarda önceki yıllarda bulunan avlu tipi Erken Bizans Dönemi opus sectileli (mermer taban döşemesi) tabanlar ile paralellik gösteren bir başka taban döşemesine ve bu tabanı kuzey yönünde sınırlayan kireçtaşı basamaklar ortaya çıkarılmıştır. Basamaklar ve çevresindeki kireçtaşı bloklar, özgün olarak Roma olup, Bizans döneminde ikinci kez kullanılmış bir yapı veya bir mekana ait oldukları görülmektedir. Bu yapının doğu portikoyu kesintiye uğratan bir documanusa mı yoksa tamamen bağımsız bir mekana mı ait olduğu önümüzdeki yıllarda yapılacak olan kazılarla anlaşılacaktır.

Roma Sütunlu caddesinin Bizans döneminde de etkin bir biçimde kullanıldığı yukarıda sözü edilen arkeolojik verilerden bilinmekteydi Ancak bunun yapısal olarak en güzel örneği 2010 yılında E49 ve E50 açmalarında yapılan kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Erken Hıristiyanlık dönemine tarihlenen bu yapı bir Bizans Dönemi küçük kilisedir (Resim 1-2) ve bu kilise Pompeiopolis kazılarında bugüne dek saptanan en belirgin Bizans yapısıdır. Plan olarak karşılaştırma yapılacak olursa en yakın örneği, Ayaş Elaiussa Sebaste’deki bir Roma tapınağı içinde yer alan küçük kilisedir. Bu yapı, Roma tapınağının peripteral sütun sırasındadır ve Pompeiopolis’te olduğu gibi iki sütun arasına oturtulmuştur. Bu tür küçük kiliselerin, Kilikya bölgesinde Erken Hristiyanlık Dönemi’nde yaygınlaştığını görülmektedir. Bu kilise ile önceki yıllarda bulunan ‘opus sectile’li (mermer taban döşemesi) avlular ve çevrede bulunan altın Bizans takı koleksiyonu, 525 yılında olan şiddetli deprem öncesi Pompeiopolis’in dramatik sonunu ortaya koymaktadır. Sütunlu Caddede, anıtsal olarak görkemli bir Roma döneminden sonra, kullanım açısından daha mütevazı bir Bizans dönemi yaşandığı görülüyor. Sütunlu Caddenin, halen modern Viranşehir Caddesi altındaki kalıntıları ise önümüzdeki kazı sezonlarında çıkarılacak ve restorasyonda bir bütünlük sağlanacaktır.

2010 yılında Sütunlu caddedeki bir diğer çalışma ise anıtsal mimari eserleri bloklarının taşınma teknolojilerinin araştırılması üzerine olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri, Wisconsin Madison Üniversitesinden öğretim üyesi Dr. William Aylward Anıtsal mimari eserlerin bloklarının taşınma teknolojilerini Pompeiopolis cardo maksimusundaki sütun tamburları ve diğer bloklar üzerinde çalışmıştır.

2009 yılında Pompeiopolis Antik Limanında uluslar arası bir ekip ile C. J. Brandon, R. L. Hohlfelder ve J. P. Oleson tarafından gerçekleştirilen ROMACONS-Roma Deniz Betonları Projesi sondaj çalışmalarıyla alınan örneklere ilişkin sonuçlar 2010 yılında netleşmiştir. I. yüzyıl sonu başlayıp II. yüzyıl ortasında inşası tamamlanan Pompeiopolis limanında pozzolana harcının kullanıldığı ortaya çıktı. İ.Ö. III. yüzyılın sonlarına doğru Pozzuoli körfezinde ilk kez ortaya çıkmasından sonra Roma limanlarında yaygın olarak kullanılan bu hidrolik beton teknolojisi Akdeniz’in en ücra köşelerine ulaşmıştı. Su altı inşaatları için kullanılan Roma betonu sönmüş kireç, pozzolona ve agrega karışımından oluşmaktaydı. Bu teknolojinin kullanımının örneklerine Türkiye’de Pompeiopolis’in yanı sıra Kyme ve Side’de rastlanmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre: Pompeiopolis’teki agrega %64 ile 54, harç ise %36 ile 46 arasında değişmektedir. Bu oranlar Roma kara yapılarına yakındır. İncelemelerin Italcementi’nin İtalya-Bargamo’daki araştırma laboratuarlarında, yani tek bir merkezde yapılması sonuçların güvenirliliğini artırmaktadır.

2009 yılında Pompeiopolis’te ayrıca bir Geç Roma amphora üretim merkezi saptanmıştır. Limanın uzun mendireğinin yakınlarında konuşlanan bu merkez, 5. yüzyıl başından 7. yüzyıl başına kadar üretim yapmıştır. Olasılıkla yörenin şarap, yağ gibi malların deniz aşırı ihracını kolaylaştırıyordu.

Sütunlu Cadde’de restorasyona yönelik kazı ve temizlik çalışmalarının yanı sıra Sütunlu Cadde’nin Adana Kültür ve Tabiat varlıkları Koruma Kurulu tarafından geçen yıl onaylanan güney ucunun restorasyonuna ilişkin finans arayışları sürdürülmektedir. Maliyetinin yaklaşık 2 milyon TL olacağı hesaplanan Sütunlu Cadde’nin güney ucunda batı portikodaki Roma dükkanları ve doğu portikosundaki mozaikli alan restore edilerek ile ikişer sıra halinde yedişer sütun ayağa kaldırılması planlanmaktadır (Resim 3). Böylece Sütunlu Cadde’nin aşama aşama kaldırılması için ilk adım atılmış olacaktır. Bu restorasyon, Pompeiopolis’in yeniden düzenlenmesi için de önemli bir başlangıç sayılabilir. Projenin gerçekleştirilmesi için Özel İdare’de Kültür Varlıkları’nın restorasyonu için ayrılan fonlardan yararlanılması düşünülmektedir.

 

2.SOLİ HÖYÜK

Soli Höyük’te, Hitit terası olarak adlandırılan doğu yamaçtaki bölümde 15. yüzyılda kullanılan sur duvarlarının önemli bir bölümü açığa çıkarıldı ve temizliği tamamlandı(Resim 4). Surun içinde yangın tabakasında silo ya da mutfak olarak kullanılan mekanlarda bulunan arkeobotanik örneklere göre: 15. yüzyılda Soli’de arpa, çatal siyez buğdayı, mercimek tüketilmiş olduğu uzman raporlarından anlaşılmaktadır. (Prof. Dr. Emel Oybak, H.Ü., Biyoloji Bölümü) Yivlenerek işaretlenmiş, Soli’de bir tahıl (arpa) küpünün içinde bulunması nedeni ile “ölçek kabı” olarak nitelendirilen tek renkli, kaba kaplar (“drab ware”) merkezi bir ekonominin varlığına işaret etmektedir. Bu tip kaplar, Orta Anadolu’daki Hitit merkezlerinde Boğazköy, Maşat Höyük, Kuşaklı, Alacahöyük’te; Kilikia’da da Kilisetepe, Soli, Yumuktepe, Tarsus and Kinet Höyük’te Geç Tunç II döneminde İ.Ö. 15.-13. yüzyıllar arasında görülmektedir. Soli Höyük yiv işaretli kapları, 12-16 Nisan 2010’da yapılan 7ICAANE (7th International Congress of the Archaeology of the Ancient Near East) toplantısında “Revisiting the Issue of the Late Bronze II Drab Ware with Potmarks” başlıklı bildiri ile bilim dünyasına sunulmuştur (Resim 5). Bilindiği gibi İ.Ö.15-14. yüzyıllar Kizzuwatna’nın Hitit egemenliğine girdiği ancak yerel özelliklerini koruyup sürdürdüğü bir geçiş dönemidir. Bu dönemde Kizzuwatna’ya özgü seramik tipleri arasında, kırmızı bandlılar, dalga bezemeliler, ip baskılı mutfak kapları da yeme-içme kapları arasında sayılabilir.

2010 yılında, İ.Ö. 15. yüzyıl Kizzuwatna kazamatlı (kasa tipi) sur duvarları ahşap levha ve desteklerle sağlamlaştırılarak koruma altına alınmıştır (Resim 6). Kazı sonunda duvarların üzeri jeotekstil ile örtülmüş ve üzeri Mezitli Belediyesi’nin desteği ile sökülebilir geçici bir koruma çatısı ile kapanmıştır(Resim 7). Böylece sit alanında ileride planlanan gezinti yollarına Kizzuwatna Dönemini yansıtan bir durak daha eklenmiştir.

Soli Höyük’te 2010 yılında E 10 açmasında döküntü içinden gelen kumtaşından Hitit Dönemi bir kalıbın madeni alet teknolojisinde kullanıldığı anlaşılmıştır. Kalıbın bir yüzünde kolcuklu yassı balta, diğer yüzünde ise mahmuzlu bir orak bulunmaktadır(Resim 8). Kalıp, Soli’nin İ.Ö. 2. binde önemli bir liman kenti olarak, hem ticaret hem de bir maden işleme merkezi olduğu yönündeki verileri güçlendirmektedir. 19. yüzyılın sonlarında Soli’den Almanya’ya götürüldüğü iddia edilen önce Staatlische Museen’de sergilenip 1940 yılında ünlü arkeolog Kurt Bittel tarafından “Der Depotfund von Soloi-Pompeiopolis” adlı makale ile Zeitschrift für Assyriologie und Vorderasiatische Archäologie, 46(1)’de yayınlanan maden eserlerin arasında bu tür kalıplarla üretilen madeni aletler olduğu bilinmekteydi. Kalıpta yer alan balta, savaş aletlerinin seri bir şekilde üretildiği anlamına gelmektedir. Seri üretim, Soli’de hem savunma hem de ihracat amaçlı silah imalatı yapıldığını göstermektedir. Aynı şekilde diğer yüzde yer alan mahmuzlu orak da, geçtiğimiz yıllarda Soli’de bulunan Çatal Siyez Buğdayı, mercimek ve arpa gibi tahılları biçmekte kullanıldığını açık bir şekilde akla getirmektedir.

Soli Pompeiopolis Antik Liman kentinde 12 yıldır sürdürülen kazılar belli bir aşamaya gelmiştir. Bu noktadan sonra kazılarla eşzamanlı olarak restorasyon projelerinin yaşama geçirilmesi(Resim 9) ve Soli Pompeiopolis’in 1. derece sit alanı içerisinde kalan arazileri kamulaştırılma çalışmalarının hızlandırılması, gezi güzergahlarının oluşturulması (Resim 10) ve Pompeiopolis’te bulunup Mersin Müzesi’ne taşınan ancak destek bulunamadığı için parçaları henüz bütünlenemeyen Sağlık Tanrısı Asklepios heykelinin (Resim 11) restorasyonu için ivedi kaynak bulunması gerekmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda tamamlanan ve Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanan Sütunlu Caddenin güney ucu restorasyon projesinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mersin Valiliği ile Mersin İl Özel İdaresi’nin desteği ve Mersindeki tüm kurumların katkılarıyla en kısa zamanda hayata geçeceğine inanmak isteriz. Öte yandan yaklaşık 300 dönümlük 1. derece arkeolojik sit alanının da belirlenen proje doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlına sunulduğu gibi aşama aşama kamulaştırılarak Mersin turizmine kazandırılması konusunda ilgili kurumlardan ve duyarlı Mersin kamuoyundan destek bekliyoruz. Soli Pompeiopolis kazılarına bu yıl destek veren başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Mersin Valiliğine, Mezitli Belediye Başkanlığına, Mersin Un Sanayi’ne, Kızkalesi Rotary Kulübü’ne ve Gelbul İnşaat’a teşekkür ederiz.

 

*Prof. Dr. Remzi Yağcı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, Buca /İZMİR, remzi.yagci@deu.edu.tr

 

*Arş. Gör. Fatih Hakan Kaya, Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, Buca /İZMİR, fatih.kaya@deu.edu.tr



Kazı ile ilgili resimler